günün tümcesi;

Adım, dudaklarında son dakikalarını yaşayan bir sigara gibi. Birazdan yeni sevgilin gelecek. Onun dudakları adım kokmasın diye, bitirmeden atacaksın beni..

biz şişkO değiliz, akıllıyız !

Kasım 18, 2011 by bitter
Avustralya'da, bir spor salonunun camında bir reklam; zayıf ve bronz tenli bir kadın afişinin hemen yanında şöyle yazıyor:


                                 "Bu yaz, denizkızı mı olmak istersiniz, yoksa bir balina mı?"


Afişteki mankenin fiziksel özelliklerinden çok uzak olan orta yaşlı bir kadın, spor salonundan içeriye kafasını uzatarak reklam ile ilgili şöyle bir cevap veriyor:

... İlgilenenlere duyurulur,

Balina...

Balinaları arkadaşları asla yalnız bırakmazlar, yunuslar, deniz aslanları, meraklı insanlar..
Aktif bir cinsel yaşamları vardır, hamile kalır, sevimli bebek balinalar doğururlar.
Denizde yüzer, oynarlar. Polinezya adalarının mercan kayal ıkları gibi muhteşem yerleri görme şansına sahiptirler.
Balinalar harika şarkı söylerler, CD'leri bile vardır.
Bazı insanlar dışında, onlara zarar vermek isteyecek tek bir varlık yoktur.
Dünyada herkesin sevdiği, koruduğu ve hayran kaldığı şahane hayvanlardır.

Denizkızı?

Öncelikle, denizkızı diye birşey yoktur.
Var olsalardı da kimlik karmaşası sebebiyle psikolog kapılarında sıra oluştururlardı. Balık mısın? İnsan mı?
Cinsel hayatları yoktur. Yanlarına yaklaşan erkekleri öldürüyorlar, nasıl olabilir ki? hem, iyice bir bakın, gerekli donanım nerede?
E, sonuç olarak çocukları da olmaz.
Zaten balık kokan bir kadını kim ister ki?

Sonuç?

Ben balina olmayı tercih ederim.

Medya sadece zayıf insanların güzel olduğunu savunuyor ama ben çocuklarımla dondurma yemeyi, beni heyecanlandıran adamla güzel bir akşam yemeğinde sohbet etmeyi, arkadaşlarımla çikolata paylaşmayı çok seviyorum.

Zamanla kilo alıyoruz; çünkü, kafamıza o kadar çok bilgi yüklüyoruz ki yer kalmıyor ve bedenimizin diğer bölümlerine yerleşmeye başlıyor.

Yani, biz kilolu değiliz, inanılmaz kültürlü, eğitimli ve mutluyuz.

Bugünden itibaren, aynaya bakıp da kalçamı gördüğümde, şunu düşüneceğim:

"Allah'ım ne kadar da akıllıyım!"
 
* İnternette dolaşan bi geyik bu paylaşmak istedim ben de. Okuyunca zayıf şişman herkesin balina olası geliyor tabi bu akıllıca yoruma istinaden :) Aslında hemen herkes kendinde bir takım fiziksel kusurlar bulur.  Dile getirmeseler de memnun olmadıkları bi yerleri mutlaka var. 90-60-90 olanın bile ! Herşey hayata pozitif bakmakta saklı sanki,
Dolayısıyle kişi güzel göründüğüne inandığı kadar güzel..!  
eveeeett şimdi aynaya bakıp hem  ne kadar güzel, hem de ne kadar akıllı bir hatun olduğumu görme vakti !
 Si Yu  ^.^

Posted in | 6 Comments »

''o an''

Kasım 14, 2011 by bitter
4 yıldır, ben buraya layık değilim dediğim, asla yaptığımın işin karşılığını almadığımı bildiğim sorumluluk üstüne sorumluluk aldığım işimi,


Hiçbir zaman yolunda gitmeyen özel hayatımı,

Çok uzunca bir süredir kendi odamdan feragat etmek suretiyle, sıfır özel hayatımın olduğu, hem direk, hem arabulan, hem idare edeni oynamak zorunda olduğum henüz kendi hayatımı kuramadığım kalabalık aile yaşamımı,

Yaşarken, bizzat ilgilenmem gereken kanser hastası babamı,

Ve hatta.. Tüm bunlarla ilgilenirken ertelediğim ama ileride tedavisinin şart olduğu sağlık problemimi bile unutturdu bana..



Serviste yanıma oturan sağır dilsiz arkadaş. Müzik dinlemek için kulaklıkları taktığım an.. göz göze gelmem yetti. Gülümsedi bana! “O an” , içinde bulunduğum tüm durumlar puff yok oluverdi bir anlığına da olsa zihnimden.. tek tek buharlaşırcasına uçup gittiler beynimden. Boşluğa düşmüştüm. Bilinmez bir boşluğa..Sadece onu düşündüm. Duyamiyordu. Müzik dinleyemiyordu.. Kimbilir kaç yakınının düğününe gitmişti..

Ağaçları duymamak, rüzgarı, yağmuru.. Gök gürültüsünü, şelaleyi.. Çok sevdiğimiz müziği.. Hayvanlarımızın sesini..

Sevdiği adamın seni seviyorum diye fısıldayışını duyamıyordu.. Kendimi kötü hissettim ve anladım ne olursa olsun bunları yaşabildiğim için şükretmem gerektiğini..

"o an" da telefonunu çıkardı cebinden.. Merak edip bir saniyeliğine kafamı çevirdim. Erkek arkadaşı arıyordu görüntülü konuştular. Konuşurken yüz şekilleri, el kol hareketleri ama gülümseme hiç eksik değil, çok içten, çok gerçek, çok mütevazı. Çok aşık, çok mutlu.. Anladım ki o; Mutluydu çok mutluydu..            ve “o an” anladım ki o; benim sahip olamadığım cevabını bulamadığım daha güzel bir şeye sahipti..!

Sadece "an" lık bir zaman dilimi hayatımızı bile değiştirebilir, yön verebilir.. Sabit fikirlerimizi tepetaklak edebilir. Ruh sağlığımızı değiştirebilir. Hatta prensiplerimizi bile..! Bir "an " için, aşık oluruz, ümit veririz, severiz, nefret ederiz.. Bazen canımıza kıyarız.. Hayatta ne olursa her şey Bir "an" işte.. Kıymetini bilelim..
Posted in | 0 Comments »

Sönmüyor Ateşimiz

Kasım 01, 2011 by bitter



Dedi ki; biz gururumuza yenik düştük. Hiç bitmemeliydi oysa..

Dedim ki; Hadi kimseye bırakmadan biz yapalım, sen benim kulağımdan tut, ben senin. Tokuşturalım başlarımızı yaramaz çocuk cezası verelim..


+ O kadar kolay değil ki, keşke yaramazlık yapmış olsaydık..

- O zaman kafalarımız çarpıştığında hafızamız silinsin diye dua edelim..

+ O zaman başa dönmek lazım.. Buluştuğumuz kafeye..

- Mavi çizgili gömlek..

+ Siyah at kuyruğu saçlar..



Konuşma uzadıkça anlıyordum ki aşkın tarifi bu. Kaymaklı ekmek kadayıfı kıvamında leziz.. Bizim tarifimiz…


Aşk bir kere giriyor hayatına insanın ömrü boyunca! kal demek de git demek de elimizde.. Geri dönüşü imkansız aşkın. Bu yüzden zor ya işte..! Bir kere aşık oldum mu , Aman ha bir daha mı , cıss! Diyoruz.. Yanarsın.. Yanmıssındır bir kere acısını bilirsin. Ve o ateş sönmez aslında ama şarkıda da dediği gibi alev alev de yanmaz ..! Yansın istersin yan-a-maz…

Şarkılara sarılırsın bir daha bir daha ve bir daha..


 
Posted in | 0 Comments »