Git gide “sen bir hocaya git” diyen hayranlarımın sayısı hızla artmakta..
İçinde bulunduğum şanssız durumlar silsilesi beni bir uçurumun kenarına kadar sürükledi, sürükledi sürükledi.. Ahanda tam kenardayım şuanda. VE bunu fark eden insanlar etrafımda toplanarak olup biteni seyreden meraklı bir kalabalık oluşturdular. E haklılar.
Öte yandan evren bana “sana bu dünyada daimi bi yer mutluluk huzur yok kızım hala anlamıyo yaa ahaha ahaha aptal aptal” mesajlarını itinayla göndermeye devam etmekte.. Ben hala kendimi kandırıyorum umut dünyası işte.
En son depresyon sebebim içinde bulunduğum kalabalık bir ortamda teyzenin tekinin bana “ sen niye evlenmiyosun, umutsuz vaka mısın, ay yoksa başka bi durum var, ay doktora mı göstersek aaa aaa” diyerek evde kalmış bu kız imajını beni aşağılıyarak söylemesinden hemen sonraydı.. O an benim tetete tetete tetete şeklindeki şok olmuşluk kekeleyişlerimin insanların yüzündeki yansımasını unutamıyorum. Ha bir de kafamın alev topuna dönmesi domatesin en kırmızı hali gibi olmam da cabası.
Bu göze batmak nedir diye soracak olursanız. Sülale içerisinde kalan kendi kuşağımdaki tek bekar olmam, ve yine arkadaş ve iş çevresinde kalan son iki bekardan biri olmam, çevremdeki meraklı kalabalığı artırıyor. İşte şimdi ben de o bahsettiğim uçurumun kenarında dengede durmaya , gelip geçen dengesiz (bknz: öküzler) rüzgarlara karşı koymaya çalışıyorum. Bir yandan “yaeee yemişim evliliğini anı yaşa gitsin” , “bundan gayrı hayat felsefem carpe diem” diye sağa sola işittirsem de, lan nolcak benim sonum diyerek arada kendimle de çelişmekteyim.
Geçenlerde sosyal ağlardan biri aracılığıyla konuşmaya başladığım bi arkadaş vardı. Bana çok yakın bir yerde yaşıyor. Antrenör kendisi. Daha önceki tecrübelerimden yola çıkarsak, öküz koleksiyonum içinde bir antrenör vardı, bununla dalları farklıydı sadece. Ama yinede ben önyargıyı bi kenara bırakmadım. Bundan bi cacık olmaz ama neyse dedim. Biraz fazla açık sözlü olan bu arkadaş daha ilk muhabbette telefonumu istemeye kalktı. Veremeyeceğimi bunun çok mantıklı bir hareket olamyacağını söylesem de allem etti kalem etti aldı numaramı. Genel olarak oyle arayıp rahatsız eden bi tip değilmiş çok şükür. Şimdi ben içinde bulunduğum sıkıntılı durumun bir an önce aydınlığa kavuşması beklentisinde olduğumdan bakayım yüz yüze nasıl bişi resminde efendi biri gibi ama bi test edelim diyerek görüşme talebine onayı verdim. Geçen Cuma alış veriş merkezinde buluştuk. Eşofmanlarıyla gelmiş antrenman dönüşü o şekilde karşıladı beni bu. Bende işten çıkmış en klasik halimle süper bi ikili oluşturmuştuk ilk buluşmada zaten :S Neyse önce bir şeyler yemek için oturduk bir masaya. O sırada karşı masama bir grup oturdu. Bir bayan üç erkek. Yemek yerken kolay kolay etrafıma bakmayı sevmem, ama nasıl bir göz göze gelişti o anlatamam. Böyle içim titredi bikaç saniye gözlerinden alamadım kendimi X şahsın. Belli mi olur kısmet bu dedim, kasmadım hiç kendimi içimden geldiği gibi davrandım ondan sonra. Bu arada bizimkide burger yemem ben deyip başka taraftan bişiler almaya çalışıyordu, yalnızdım ben masada. Neyse bizimki elinde tepsisi geldi oturdu, akabinde arka masadan “vayy kuzen ne haber ya, nabıyosun” ?!?&%(‘&^ .. Yıkıldım ! hepsi bizimkinin kuzeni çıkmasın mı? X şahıs da kısa bi bozuldu ama renk vermedi, ben hiç yüzlerine bile bakmadım tabi daha karşımdakini bile tanımıyorum ya banane kuzenlerinden diye yemeğe devam ettim böylece şanssızlık silsileme bir yenisi daha eklenmiş oldu kaldırdım kolamı bunun serefine nazdrovya!
Neyse ben daraldım başka yere gidelim deyip ordan kaldırdım bunu . Kahve içmek için bir cafede oturmak yerinde olurdu, birkaç sohbet edip arkadaşı çözmem için. Oturduk. Nescafe söyledim, o da aynısını söyledi. Şimdilerde köpüğün üstüne böyle aroma falan yapıyorlar ya daha zengin göstersin diye üç kuruşluk şeyi. Neyse garson geldi kahvelerle benimkinin üzerindeki pembeydi çilek aroması konmuş, onunki de karamelliydi böyle yıldız şeklinde şekil verilmiş. Şimdi bu ayrıntıları niye anlatıyorum böyle..
şöyle ki; arkadaş kahveler gelir gelmez; “ aa ne güzel hocam ne iş böyle kız ya ona pembeli bana kahvelisini veriyosun aa böyle mi oluyo aa” ?!%
daha cümlesini tamamlamasını istemedim. Kafamı camdan dışarıya çevirdim. Patavatsız mı desem, salak mı desem ay çok şaşırdım o anda garsonla göz göze gelmemeye çalıştım, keza o bile cevap verememişti buna.. hayır ilk defa bile görüyosan sus dimi !. Bir kere bir insan benim yaptığım işten konuyu “Excel” e getirip, biliyomusun sen o programı kullanbiliyormusun, e tamam ozaman sen bilgisayarı süper biliyosun demektir. Ya böyle formüller falan vardı onların hepsini ezbere mi biliyosun yoksa vayyy süpersin” gibi ilkokul seviyesi cümleler kurdukça etrafta bizi dinleyenlerin olup olmadığını kontrol edip durdum. Allahım ne günah işlemiştim. Ve nasıl beceriyorsa, Excel konusunu dönüp dolaştırıp kadın erkek ilişkileri ve cinselliğe bağlayabilir bir insan, pes !
ben konuyu değiştirdikçe pat konuyu yine oraya getiriyor. Bende anlatmaya çalışıyorum böyle, hayatta şunlar şunlar daha önemlidir bak diye. Hayır ne meraklıymışım öğretmeye, nerdeyse sunum yapıcam herife. Kendime bi stop tuşu ya da şartel falan taktırmalıyım sırf bu yüzden. Birilerine bir şey anlatma çabam yüzünden kayışı koparacağımdan korkuyorum. ben de o kadar, hayal kurdum ya, beni uçurumun kenarından çekip çıkaracak biri olabilir mi bu diye ?!?. Ama evren ahhh o evren oyle güzel mesajlar yolluyor ki bana böyle işte nato kafa nato mermer anacım. Basmıyo ki! Daha fazla katlanamayacağımı anladım ve kalkmaya karar verdim tabi. Ne olduğunu anlayamadı bu. Ben de anlatamayacaktım!? Çabalasam anlarmıydı ki? “ideal erkek sence nasıl olmalı” diye soru soran birinden bahsediyoruz..!?%^ (bu arada tek iyi haber numaramı kaybetmiş olması, netten istiyor mesaj atmış, sonsuza kadar görmemiş gibi yapmayı planlıyorum.)
Canım evren dün gece rüyamda da devam etti bana mesaj yollamaya zaten o da olmasa arayan soranımız yok anacım. Rüyamda bir herifin 3. kumasıydım! Nasıl ama :) Süper dimi.. Sabah sabah hemen tabirine baktım ve hiç şaşırmadım zaten evren de beni hiç yanıltmadı ki ..
Rüyada kuma olmak; ''Daima kötüye yorulur. Hastalığa, kötü şansa ve işlerinizin kötüleşeceğine işarettir.''
Tamam tamam anladık ben Bir Hocaya gideyim en iyisi ..