günün tümcesi;

Adım, dudaklarında son dakikalarını yaşayan bir sigara gibi. Birazdan yeni sevgilin gelecek. Onun dudakları adım kokmasın diye, bitirmeden atacaksın beni..

piyangodan amorti çıkar eski sevgilim bi maymunla çıkar :)

Aralık 02, 2010 by bitter
Saban alarmım çok derinlerde çaldı yine de duydum.

Kaltm baktım telefon yok. Olmayacak bişi olmuş. Yatağımla duvarın arasndaki sinek poposu genişliğindeki boşluktan aşaa düşmüş orada cebelleşiyor ki ben ona erişemiyorum. Uyku sersemiyim. Tek gözüm kapalı henüz karanlık gün doğmamış. Eğilip uzatıyorum kolumu lakin yetişemiyorum. Dolabımı açıyorum. Bir askı alıp onunla giriyorm yatağın altına bukez başarıyorum telimi alıp susturuyorum. Bu sabah telefonu
erteleyip 5dk daha uyuma zevkini tadamıyorum tabisi.

Sora işe geliyorum. Telefonumun kulaklığını servisten inerken düşürüyor ve üstüne itina ile basıyorum. O yuvarlak kısım varya. Ordaki delikli şey diger büyük parcadan ayrılmış. Ama içindeki teller kopmamış ve birbirine sımsıkı bağlılar hala. Yaralı iki aşık gibin: (( yerim onları diyorum koşuyorum ofisime. O da ne Japon yapışıtırcım yokki benim. UHU buluyorum en klasiğinden. Sürüyorum iki aşığın arasını yapıyorum. Birleşiyorlar tekrar. Denemek istiyorum hemen. Onca şeyden sonra nasıl bir ses yükselecek kulaklığımdan diye. Evet duyuyorum ses geliyor diğerine göre biraz cızırtılı ve tiz ama geliyor ya diyorum olsun , seviniyorum, çalışıyorrrrrrrrrr : )

Yarın kokteyl var mış şirkette şimdi haberini alıyorum. Hey allahım nasıl hazırlık yapılacak? Fikirler sunuluyor, apışıp kalıyorum.. Bir kahve alıp kafamı toparlamaca oynuyorum. Neyse basın bülteniyle başlıyorum, karalıyorum iki selam, iki kelam ediyorum.. bugün burada.. diye devam eden cümleler eşliğinde..

Oda bitiyor. Aysonu işleri var. Puantajlar, mesailer vs toparlanıp muhasebeye teslim edilecek. Dizi arası vere vere onu da çıkarıyorum ya işin içinden süper marionun kız versiyonuyum bugün adeta.. aferin bana..

Eğitimdeki sevgiliyle konuşuyoruz ara ara.. Sınava gireceğini söylüyor 10 buçukta. Telefonu kapatıyorum. Sonra işe dalıyorum yine.. Telefonum çalıyor 12 de.. “ben geldim diyor izmitte. Annem rahatsızlanmış hastaneye kaldırılmış.” Üzülüyorum, geçmiş olsun diliyorum. Ama ama o da ne? Karşı taraftan buraya okadar zamanda gelmiş olabilir mi diye konudan konuya atlıyorum. Şüphe ne şırfıntı, ne çirkef, ne kaltak bi kelime azizim.. Beynimi kemiriyor. Birkaç arkadaşa soruyorum. Olabilirmi diye .. belki diyorlar.. Aklıma başka tutarsızlıkları da geliyor. İstanbula gittiğinden beri konuştuklarımız arasından.. bir bir geliyor. Emin olamıyorum. Ama ona hesap soracak son kişi olduğumu hatırlıyorum. Neredeydim dün akşam ben hee ? susuyorum sonra..

Çıkıyorum odamdan. Kahve makinesine doğru yol alıyorum. Bir yandaki makineye takılıyor gözüm. Tadım ın tuzlu fıstığı ağzımı sulandırıyor. Atıyorum parayı lakin elim yanlış bir tuşa basıveriyor .. “BENİM O” diye bişi veriyor geri bana! Şakamısın makine diyorum ya ! bana onu yada diğer onu hatırlatacak bişi niye verdin ki! Ben tadım istedim fıstık istedim diyorum yaaa.. sora arkadaşım beliriyor ardımda. O da para atıyor ve birlikte ofisimize çıkıyor Tadım fıstığı zevkle midemize indiriyoruz..

Bir aklı karışığın, bir budala aşığın, bir arsız sevgilinin, bir bitterin bir… bir…. Bir günlük .. bu günkü güncesiydi..

Bu da bugünkü face iletim: tüm yalnızlara gelsin: Denizden babam çıkar, pastadan dansöz çıkar, piyangodan amorti çıkar, eski sevgilim bir maymunla çıkar. Yaa ben alonee cowboyy :D:D
Posted in | 1 Comment »

1 kişiye iletti:

Unknown dedi ki...

Hayat öyle bi oyun oynadıki bize Ondaki kibir geri dönme olasılığını, Bendeki gururda kabul etme olasılığını ortadan kaldırdı..