Ramak kaldı hastaneden içeriye girmeye dostlar. en son postumda ne dedim ben ha ne dedim: ben ne zaman aşktan bahsetsem !...
1. Teorim:
Bilim adamlarının benim üzerimde deney yaptıklarını düşünüyorum .
*Bir insanın sabrı nasıl ölçülür?
*Bir insanın duygu patlamasının evreleri nelerdir?
*hangi evre çok tehlikelidir?
*Duygusal bir kadında bunu denersek nasıl sonuçlar alırız?
*Duygusal bir kadının gözyaşları yediği kaçıncı kazıktan sonra kurur?
*Dozu artırırsak neyle karşılaşırız?
*bu duruma kadın kaç gün dayanabilir?
*Nedensiz terkedilmek kadının üzerinde ne gibi olumsuz etkiler bırakır?
*Cinnet aşamasına nezaman gelinir?
*Cinnet geçirdiği zaman ilk kimi öldürmek ister?
*İntaharın eşiğine gelmesi için daha kaç kazık yemesi gerekir?
gibi sorulara cevap bulabilmek adına kobay olarak kullanılıyorum.
Olaylara dönüyorum ;
İŞİN GARİBİ 1 ) bundan öncekinde de aynı şey olmuştu. durduk yere herşey iyi giderken o da "ben yapamıcam" deyip siktiri çekmişti.. Ama onunla flört aşamamız ciddi bir ilişkiye dönüşmemişti henüz.. Ama ben tabiki hayal kurmaktan hiç vazgeçmemiştim..
şimdi bu da öyle.. Terkedilmek kaderim olmaya başladı sanki.. Anlayamıyorum herşey yolunda gidiyor. *Birlikte zaman geçiriyoruz o kadar. *Hatta bunun daimi olmasından yana olduğumuzu dile getiriyoruz. *Hatta öyle ki baktığı beğendiği her evi bana gösteriyor. *Benim onayımı almak istiyor.* Alışveriş merkezlerindeki ev dekorasyonu kısımlarında deli gibi dolaşıyoruz. *beğendiğimiz bazı eşyaları kendi elleriyle yapmak istediğinden bahsediyor. *bize özel olsun diyor. *en beğenilen oturma grupları, yatak odalarını aklımıza kazıyoruz. *Bununla kalmıyor beyaz eşya bakıyoruz. *Markaların modellerin arasındaki farkları buluyoruz. hangisi daha çok işimize yarar tartışıyoruz. *Sonra beni ailesiyle tanıştırıyor. *Çok mutlu oluyorum. *Dolayısıyle benim de ailemin durumdan haberi oluyor artık. İşler resmiyet kazanmaya başlamadan hemen önce..
İŞİN GARİBİ 2 ) Önceki erkek arkadaşımın da son zamnlarda eski bi kız arkdaşı ortaya çıkmıştı. Üniversiteden yakın bir arkadaşı olduğunu benimde iznim olması kaydıyla görüşmek istediğni söylemişti. Onun şehrine gelmiş iş için yardım istemiş, o da yardımcı olucaktı. Biz de anlayışlı sevgiliyiz ya tabiki diyoruz. onay veriyoruz bu duruma. (saçını başını yolmak dururken, Allah beni kahretsin). Ve o olaydan kısa bi süre sonra "ben yapamayacağım" gibi basit bi cümleyle terkedilmiştim.
Veeee yine tarih tekerrürden ibaret tabi.. aynı şey bunda da oldu. Geçenlerde çok eski bir kız arkadaşını nette bulduğunu söyledi uzun bi aradan sonra. Hani konuşuyoruz haberin olsun dedi. tabi yine tarihten ders almayan ben, hay hay dedim. (kızkançlık krizlerine girmek, ikisini de paralamak varken)..
Vee aynı son tabi.
Dün bana hiç anlamadığım bir şekilde ( bir gün öncesi pazar günü buluştuk gezdik yedik içtik, ben onun için hattımı değiştiriyorum bi süredir köntörsüz sürünüyorum buarada dünde yine işlemimizi yeniledik ben hala kimseyi arayamıyorum buda dip not) sanki acele mi ettik? ( ki acele eden oydu okuduğunuz üzre) daha birbirimizi tanımıyor muyuz ki? derken cümlenin sonu bana biraz zaman ver ile bitti.. yine ayrılığı bize ve özellikle ona hiç yakıştıramadığımdan peki diyorum. Düşün! hata yaptığını anlayacağından okadar eminim ki gelicek özür dileyecek, sonra biz kaldığımız yerden devam edeceğiz. Kaldı ki ben bütün hayallerimi onunla doldurmuştum. Bütün planlarımda o vardı. Ve yaklaşan doğum günü ve beraberindeki sevgililer günü sebebiyle özenle düşündüğüm süpriz hediye için hazırlıklara başlamıştım. Ben böyleyim. sevdim.. ve sevdiğim adam için yapmayacağım şey yok. Onu mutlu etmek için göze alamayacağım şey yok. Şimdi gözümün önünde duruyor birkaç tanesi malzemelerin. onları ne yapsam diye düşünüyorum. çöpe atmayıp gömsem, işe yarar mı onu da oraya onlarla birlikte sonsuza kadar gömebilir miyim diyorum? Ve hep dönüp kendimi sorguluyorum. nerede yanlış yapıyorum? çok mu değer veriyorum? çok mu alttan alıyorum? çok mu anlayışlı bir sevgiliyim? Kendimden çok mu ödün veriyorum? ve sonuç hep terkedilmek oluyor. Bunları yapmadığım zaman ya da tam tersi durumunda daha mı kıymetli olurdum acaba bilmiyorum ?
2. Teorim:
Ah ulan ah hepsi o ağzına ettiğim şıllıklar yüzünden..! onları dikenli telle bağlayıp üzerlerinde plastik eritmek var. Gözlerini dağlayıp, dillerini kopardıktan sonra yedirmek var. kafalarını kaldırıma sürte sürte yüzlerini dümzdüz etmek, yüz nakliyle bile düzelemeyecek hale getirmek var.
Evet huniyi takmaya az kaldı .. hadi getirin en fosforlu pembesinden..
günün tümcesi;
Adım, dudaklarında son dakikalarını yaşayan bir sigara gibi. Birazdan yeni sevgilin gelecek. Onun dudakları adım kokmasın diye, bitirmeden atacaksın beni..
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)


9 kişiye iletti:
bızım burdan bıldırıyormussun Bakırkoyden :))
oncelıkle erkeklere cok ılgı gosterıp değer verırsen olmaz,ılgı gostermezsen değer vermezsende olmaz hepsı olculu olmalı,yerıne gore tepkınıde vermelısın ama sureklı bu eskı kız arkadaslarıyla gorusen erkek tıplerı zaten doğru erkek deıldır bunu unutma,bı daha basına gelırse bende eskı sevgılımle gorussem kabul eder mısın bu durumu de.. bakalım kabul edıyor mu?
Aşk bir oyunsa bu oyunu kurallarına göre oynamak gerek.
Erkek arkadaşlarının yüzüne melek görünüp, arkasından iş çevirip, zaferi tadanlar hep şeytanlardır.
Ben daha meleğin kazandığını görmedim bu oyunda.
Dün gece twitter da Cemil İpekçi'nin yazmış olduğu yazıyı gönderiyorum sana
'' Beni, kötü biri olarak hatırlamanızın hiç sakıncası yok. Bana en çok iyi biri olduğumda zarar vermediniz mi ? ''
Ve şimdi soruyorum Aşk mı, İnsanlık mı?
Biricit: demekki ben o ayarı tutturamıyorum. öyle bir durumda tepki göstermem gerekiyormuş demekki. karşımdakine vazgeçilmez olmadığını hissettirmem gerekiyordu belki de..Hakkaten cok iyi niyetli çok safım ve hiç geçmişten ders almıyorum. bu da öyle değildir canım artık diyorum her seferinde! En sevmediğim huyum :(
FakeNoron: kesinlikle kuralına göre oynamak şart oldu. Bunu yaşadığım olayların her biri kafama vura vura kazıyacak belkide zihnime.Cemil ipekçi ne doğru söylemiş."Bana en çok iyi biri olduğumda zarar vermediniz mi ?"üstüne söyleyecek bir söz bulamıyorum..
Canım beniiim hepsini boşver yavrum sen özelsin farkında değillerse hassstirsinler oradan bence sendeeeee İSSTAANNBUUUL İSTANBUL TAŞIN TOPRAĞIN ALTIIN diyerek taşın canıım Hiloşun yanına sen deeee düşünüme artık.
walla 7 sene kul köle olmuştum. alttazn da aldım, kendimden de ödün verdim. hep iyi sevgili, destek olan sevgili oldum. herşey ben batırana kadar iyiydi gerçi ama ne zaman ben gidiyorum dedim benden kıymetlisi yoktu :)ikinci ilişkim 1 sene kadar sürdü.. tam bir psikopattı şerefsiz dallama nasıl dayandım ben bile bilmiyorum. yine hep idare, idare.. ne zaman tekmeyi bastım ben kıymetli oldum. üçüncü ilişkim (hala devam etmekte) 1,5 sene oldu. ilk zamanlar daha da bir anlayışlı daha da bir melek, alttan alan, ağzına sıçılsa bile yarabbi şükür diyen biri oldum.. yaranamadım.. ağzıma sıçtı. ne zaman yeter dedim noktayı koydum ben kıymetli oldum.
yani özet olarak çok iyi olmayacaksın bunlara. tepene biniyorlar. deveye diken insanı z*ken demişler. arada vercen ayarı, vercen ayarı..
haha çılgınsın tam sana cevap yazıyordum öncelikle merci canım korkma İstanbul diyorum ya kız gibidir ama trafiğinden kork .) gelirken hunini al .) Diğer olaya da sarma ne kızlar gelirse gelsin sende olan senindir. Bir damla şüphesi varsa diğer tarafa kayarsa salla adam mı yok değerini bilecek .)
Aşkgüneşim: bana yol göründü zaten artk. bi gecede bi hayat nasıl değişir görmüş olduk..
Akhlys: yazdıkların hakkaten ders alınacak nitelikte. ama insanın huyu karakteri nebileyim bazen engel oluyor öyle davranmaya.neysek oyuz icmiz dışımız bir. ama hep samanaltından su yürütenler mi galip geliyor anlamıyorum? serbest bırak nie bana ilgi gösretmiyosun olur tasma tak boğuyorsun olur o ayarı tutturmaktas sanırım marifet..
Edoşum: gelicem gelicem hunimlen beraber. başucumda dursun gerektiği yerde hop kafaya. Malum gün gelmiyor ki hayat bizi nasıl insanlarla karşılaştırıyor. Sallamak mesele değil de bi insanın duygularıyla bukadar oynanması katlanılır sey deil,ağır..alatıcam bunu da başka care yok ki .)
Aha da ben. Sorun ne biliyor musun? Hani bir tesbitinde çok mu değer veriyorum demişsin.Kesinlikle değersizlere fazla anlam yüklemesi yapınca götleri kalkıyor piçlerin. Adam bir an noluyoruz lan. Bu kadar özelimde niye benim haberim yoktu daha önce diyor. Kendini bir bok sanıyor. Sonra etrafla iletişimi sıklatırıyor. Her şeyin başlangıcı olurlarken, seni o sona getirenken niye burdayız diyor. Hepsi olmasa da çoğu böyle bunların.adam yerine koyman ise kendine verdiğin değerle alakalı. Sen özel birisin. Duyğularında çok özel. Ama onları anlayan en son insan karşımıza çıkanlar. Yaptıklarınıda kendilerine mal ederler birde utanmadan. Siktir eden o değil sen ol. Yani dönerse kapı açık demen hemcinsin olarak tavsiyem.
biz değer verene kadar beyfendilikleri deemekki. maskelerini biz düşürüyoruz bunların. bi bakıma iyi de oluyo dediğin gbi bütün kapıları kapatarak siktiri çekmiş oluyoruz neticede. soradan başını vuranları çok biliyorum cünkü. hey hat kimsenin ettiği kar kalmıyor bu dünyada. Adios:)
Yorum Gönder