günün tümcesi;

Adım, dudaklarında son dakikalarını yaşayan bir sigara gibi. Birazdan yeni sevgilin gelecek. Onun dudakları adım kokmasın diye, bitirmeden atacaksın beni..

Kırmızı bisiklet

Ocak 12, 2012 by bitter
Güneye bakan yatak odamızın çatlak penceresinden dışarıyı seyrediyordum o gün. Sabah güneşi yüzüme vuruyor ısıtıyordu minicik bedenimi. Hafiften esen rüzgar o çatlaktan içeri sızıyordu sanırım, ellerimle dokunduğum camdan bişiler üflüyordu birisi cünkü. Boyum o çatlağa kadar yetişiyordu, pencerenin koluna erişemiyordu bile..Pencere oturduğumuz sitenin ortak bahçesine bakıyordu. Büyüklerin odunlarını öbekler halinde dizdiği bi alandı. Şimdi otopark oldu., Bizimse saklambaç oynarken aralarına saklandığımız kocaman bir oyun alanı.. Her ne kadar dışarıyı seyrediyor gibi yapsam da diğer çocukların bisikletleriyle evlerinden çıkmasını bekliyordum. Camla oynamak evdekileri aldatmamdan başka bir şey değildi. O minicik yüreğimle minicik aklımla, onları üzebileceğimi düşünüyor ona göre davranıyordum, buyüzdendir ki bu çoooook ama çok erken olgunlaşmışlığım.. Her çocuk gibi benim de hayalimdi tabi bir bisiklet sahibi olmak. Hele ki kırmızı oldu mu amannn tadından yenmezdi. Derken E bloktaki A. göründü bisikletiyle kız kardeşi vardı bir de adaşım. O da peşinde turlamaya başladılar alanın etrafını. Abdullah benle aynı yaştaydı ama erkekti ve iki tekerlekli bisikleti rahatça kullanabiliyordu. Kardeşinin kinin ise arka tekerlikleri destekliydi. Sonra yine aynı apartmandan 1 numaranın oğlu göründü. O en büyüğümüzdü. İki yaş büyüğümdü benim. T. Babası askerdi. Onunda BMX bisikleti vardı. Ama hep söylerdi “sünnet olunca babam bana 21 vites bisiklet alıcak” diye .. Öyle dalmışım ki B blok 4 numara ve E bloktan 6 numara da katılmış aralarına sonradan fark ettim. Canım sokağa çıkmak öyle çok istiyordu ki yüreğim pır pır. Aklımda hep aynı cümle “ acaba bi tur istesem verirler mi” : )
Neyse sonra çok düşünmedim attım ben de sokağa kendimi. Onlar kendilerini öylesine kaptırmışlardı ki sonradan fark ettiler beni.. Ben alanın ortasındaki taşın üzerine oturmuş, ellerimin içine alarak başımı onların bisiklete binmeye doymalarını bekliyorum. Belki saklambaç oynarız diye. Onlar ise benim etrafımda sıra olup daire çizmişler ve etrafımda dönüyorlardı. Onlar döndükçe bisikletlerinin jantlarındaki renkli boncuklar takıldı gözüme. Daldım gittim rengarenk hayallere. Derken bizim evin camına ilişti gözüm perde aralığından biri bakıyordu bize doğru. Annemdi.. Sonra hemen toparlandım annem de anlamış olacak ki kapadı perdeyi.  O üzülmesin diye tavrımı birden değiştirdim. Öyle bir şey ki biz üç kardeştik ve kardeşlerimden kalma bir bisikletim bile yoktu. Emekli bir babanın 3. çocuğu hatta tekne kazıntısıydım. Ben bildim bileli kendimi babam emekliydi evdeydi, arada balığa gider, hatta bazen beni de götürürdü. Babamla ilgili hatırladığım tek anım balığa gitmekti zaten.. Benimle çok vakit geçiremeden yaşlanmıştı çünkü. E onlar da haklıydı aldıkları maaşla ay sonunu getiremiyorken bana bir bisiklet almaları imkansızdı. Ben de onlara hiçbir zaman alın diye tutturmadım. Hep ama hep iyi bir çocuk iyi bir öğrenci oldum. Her dönem taktir getirirdim ama hiçbir zaman bir hediyem olamamıştı ya da ödülüm..Diyorum ya hepsinin bilincindeydim ben. Gel gelelim T nin sünnet günü geldi çattı. Biz aile gibiydik komşularımızla. Yanımızda bir büyüğümüzün olması gerekmezdi rahatca girip çıkardık herkesin evine. T nin sünnetinde hepimiz onların evindeydik, oturmuş etli pilav, ayran ve zerde üçlüsünü bekliyorduk afiyetle yemek için. Evde yiyemediğimiz şeylerdi ama bi arada çok tatlı geliyordu. Sonra Sultan Baba ya gidileceğini söylediler. Bizim oralarda sünnet olan çocukları ozamanlar Gölcük te olan Sultan Baba türbesine götürürlerdi. Nedenini hala tam anlayamasam da dualar edilirdi sünnet olan çocuk için bir de dilek dilerdi herkes ne istiyorsa, onu biliyorum. Sonra herkesi toparladılar biz küçük çocukları da bir arabaya doldurdular kucak kucağa bir serçe ye bindiğimizi hatırlıyorum. Gittik Sultan Baba ya. Herkes kendince dualar ediyordu. O Zamanlardan ezberleyebildiğim ihlas suresi, Fatiha suresi vardı. Oturdum minik eteğim vardı üzerimde ve dizlerimin üzerine çıktı oturunca ben. Sonra rahatsız oldum sanki günahtı bacaklar açık dua etmek türbede çarpılırım falan, kapıda verdikleri tülbenti bacaklarıma örttüm. Dualarımı bir güzel ettikten sonra ellerimi açıp, kimse duymadan fısıltıyla sultan babadan, bir bisiklet diledim o gün. Çocukluk, masumiyet, küçük bi dilek..
KIRMIZI BİSİKLET..
Derken evin yolunu tuttuk biz aynı şekilde arabalara bindik. Gün karanlığa dönmüştü artık tabi. Eve dönme vaktiydi. Koşar adım apartmana yöneldim zili çaldım aklımın bir köşesinde hep kırmızı bisiklet. Sonra evde anneme kısa bir özet geçtim. Dileğimi de söyledim, annem tebessüm etti başımı okşadı. Çok geçmeden ben oyuncaklarıma dalmıştım ki zil çaldı ve yerimden fırladım. Annem de peşimden geldi. Kapıda D blokta oturan G nin  dedesi vardı. G. yazları dedesine ziyarete geldiğinde oynardık onunla, istanbulda yaşıyorlardı.



Derken dede söze girdi. “ İyi akşamlar komşu. Ya kusura bakmayın akşam vakti geldim böyle ama” deyip kenara çekilmesiyle arkasındaki bisikleti çıkarıverdi. “Bu g.nin bisikleti ama hiç kullanmıyor, zaten orda babası ona başka almış. Ben de bunu ne yapayım bilemedim, sizin kız kullanırsa sizde kalsın.” İnanamıyordum, gözlerim fal taşı gibi açılmıştı, kalbimin sesini duyacaklar diye utancımdan kıpkırmızı olmuştum. Yanaklarımdaki sıcaklığa inanamıyordum ateşim çıkmıştı sanki. Sonra g.nin dedesi bisikleti bırakıp gitmişti. Onun ardından bakarken annem ona teşekkür ediyordu ben ise Sultan Baba ya.. Dileğmin bukadar hızlı gerçek oludğuna inanamıyordum. Arka lastikleri destekliydi tam istediğim gibi, sadece rengi maviydi. Ama hiç önemi yoktu. Artık bende sabahları arkadaşlarımın yaptığı konvoya katılabilecektim işte. Annem üzülmeyecekti, camdan beni gözetlemeyecekti. Ben de rol yapmayacaktım artık. Bisikletime öyle alışmıştım ki kısa sürede o destek iki tekerliği atmıştım bile…


Hayatımda hiç unutamadığım hikayelerimden biridir bu ve birebir gerçektir. Şu sıra inanılmaz iş sıkıntısı çekiyorum. Neredeyse kariyernetle yatıp kalkıyorum. Lakin bir Allahın kulu dönmüyor. Geçen aklıma geldi de acaba ben bi Sultan Baba mı yapsam. Gidip dua edip hatta iki rekat da namaz kılıp onun nezdinde Allaha yalvarsam diyorum. Kendimi de sultan babaya hatırlatsam aslında. Hem ona teşekkür borcum var. Gidip bizzat yerinde dualar edip teşekkür etsem bi de yüzsüzlük yapıp iş mi istesem diyorum? Ne dersiniz ?


Not: buarada hayatım boyunca hiç kırmızı bisikletim olmadı maalesef. Enson orta okuldayken annem taksitle vitesli bi bisiklet almıştı bana cok istiyorum diye. Ama aldığımız yerde sadece lacivert rengi vardı. Ve ben o bisiklete daha taksiti bitmeden doyasıya binemedim. Bir ay sonra çalınmıştı.. Bisikletten yana pek şanslı olamadım ama, sanırım çocuk sahibi olursam ilerde ilk işim ona kırmızı bir bisiklet almak olucak.. (:
Posted in | 8 Comments »

8 kişiye iletti:

birdelisevda dedi ki...

Ya üfff ağlattın sen beni. Çünkü benimde taa 6. sınıfta oldu bisikletim. Hiç alınmadı:( Binmeyi bile o yaşta öğrendim.
Umarım çoook güzel bir işin olur.
Hatta olur olur. İnandım sende inan:)
En kısa zamanda...

Kuulumsu Kadın dedi ki...

bence Sultan Babaya gitmek iyi fikir :)
çocukluk anıları.. ne güzel.. ne temiz duygular, ne temiz istekler, ne temiz hüzünler.. hikaye çok etkileyici. ve "kırmızı bisiklet" umarım ilerde çocuk sahibi olursun ve kırmızı bisikleti ona aldığında 2 kat sevinç yaşarsın..:)

bitter dedi ki...

BİRDELİSEVDA; inan yazarken ve her okuduğumda gözlerim doluyor deli gibi.coğumuzun belki yaşadığı şeyler yokluk zamanlarında. iş konusunda bnde dua ediyorum ve inanıyorum inşallah..
KUULUMSU KADIN;gidicem gidicem en kısa zamanda işin şakası bi yana manevi huzur da lazım insana. Yanlız cocuğum bisiklet istemezse fena dumur olurum :) malum zamane cocukları bizim gibi değil onlara laptop al, cep telefonu al . ondan korkuyorum :))))

Kuulumsu Kadın dedi ki...

çok doğru en lazım olan şey manevi huzur bence zaten. insan çok ihtiyaç duyuyo.. aay evet ya "ne bisikleti yeaa sen bin bisiklete" falan dermiş haha :) yok yok en azından bi'tane bisikleti olur bence ona hayır demez, o arada kırmızı bisikleti alıverirsin işte :))

bitter dedi ki...

binmezse ben binerim en fazla o olur :))

Aşk Güneşi dedi ki...

Canım benimmm sana ben alırım kırmızı bisiklet bi tanem bitterim şişirdin ağlamaktan beni hem benim de çocukken hiç bisikletim olmadı biliyormusun 27 yaşımdayken oğlumla birlikte öğrendim bisiklete binmeyi ilk bisikletim eniştenin hediyesiydi mor ve önünde sepeti olan onuda alpi çaldırdı alaım birer kırmızı beraber gezeriz ne dersinnnn:))

Blogger Bolat dedi ki...

Çok severim bisikleti ama itsnbul'da kullanamıyoruz ki!

bitter dedi ki...

Güneşim ablam :)alalım kız gezeriz bisiklete binmemin yaşı mı olur hem :)

Bolat: haklı olabilirsin o konuda biz ssanırım daha şanslıyız hala istesek binecek yer cok ..