günün tümcesi;

Adım, dudaklarında son dakikalarını yaşayan bir sigara gibi. Birazdan yeni sevgilin gelecek. Onun dudakları adım kokmasın diye, bitirmeden atacaksın beni..

gecikmiş istanbul anektodu..

Nisan 17, 2012 by bitter
Son Galatasaray fener derbisinin olduğu hafta istanbuldaydım. Genelde özel aracla gittiğimdendir otobüs ve servis kullanarak gitmekten korkmuşluğum. Serviste "kaptan aman benim ineceğim yeri geçme" diye adamın başını yemelerim.. ya insan bilmeyince biraz tedirgin oluyor en azından ben öyleyim.
Yeğenle bir köprüde buluşup taksiyle oturduğu sokağa vardık. Eski istanbul dedikleri budur heralde dedim.. Ahşap eski evlerle dolu dar bi sokaktı. Perdeyi aralayıp bize tuhaf bakışlar atan tuhaf insanlarla dolu biyer..
ki sonradan da şizofrenler sokağı olarak adını duyduğum bi yer. Sokaktaki Tek yeni ev yeğenimin oturduğu 3 katlı apartman. İlk akşam yemek faslının ardından bi kucak hatta iki kucak dolusu aburcuburla dizi keyfi yaparken, kapının aniden alacaklı edasıyla çalınmasıyla birlikte korkudan herşeyi yere dökmem bir oldu. Bukadar korkak olduğumu da bilmiyordum orda öğrendim. Kim niye çalar ki kapıyı dedim. İkimizde kapının kilidini söküp yavaşça açtık ki bu sırada birkez daha çaldı.Açtık üst komşu. Anahtarı kapıda unutmuşsunuz dedi.. önce bi ohh çektik. ardından da kendimize bi yuuuhhh ! gece gelip kesicekler bi güzel ,polisler bakıcklar kapıda zorlama yok diyecekler, binbir senaryolar dönecek. Kimse demeyecek ki bu iki salak anahtarı kapıda unutmuştur diye. Neyse efendim gelelim ertes güne. Yeğen hasta fenerli gece taksime gidelim ama önce maçı izleyelim diyor başka bir şey demiyor. Çok sevdiğim bir arkadaşımı da göreceğim o gün gitmişken. Neyse bitter organisation hepsini halledebilirdi. Hep beraber bir cafede buluşulup sohbet edilip sonra da maç izlenebilirdi. Tabi iki fenerlinin ortasında özellikle 2-0 mağlupken yaşadğım gerilimi o şizofrenler sokağı falan yaşatamazdı ama neyse ki 2 gol de biz atınca az da olsa daha iyi hissettim kendimi. ilerleyen saatlerde  taksimde amaçsızca dolaşanların arasına katıldık bir diğer arkadaşlarımızla. Oturcak eğlenicek yer bulamadık. sonradan bulduk da hani böle kıç kıça oturuyosun tanımadığın insanlarla. "bak ben içebiliyorum,sarhoş olabiliyorum" mallığını yaşayan ergenlerle.. Ağzı burnu içmekten yamulmuş ne mal oludğu belli olan teyzeyle.. (bildiğin teyzeydi ya) Yani midem bulansa da ortamdan lay lay lom takıldık bi süre. En güzeli de sabah ezanını kız kulesinin karşısında dinlediğimiz dakikalardı aslnda. Hoş o güzellik de bana bronşit olarak geri döndü olsun..

Ne öğrendim:
*istanbulda her yerde eğlenilmez hacı. boş buldun otur olayı ters, en azından benim tarzım değil..
*istanbulda en çok taksicilerden nefret ettim. gideceğin yerde indirmiyor hiçbiri. "siz şurda iniverin ben burdan dönmek zorundayım".. şaka gibiydi. paranla rezillik böle bişeydi.. bidahakine taksici katili olmam zor değil..


Posted in | 1 Comment »

1 kişiye iletti:

by mutu dedi ki...

bir dahaki gelişinde haber ver ben seni gezdiririm.

nihahahahha :)