2010 u güzel bir haftasonuyla uğurlamanın etkisi hala üzerimde, bu hafta idare edecek gibi gözüküyor beni.. Bu haftasonu ise girince içinden çıkamayacağım büyük çeyiz mağazalarını hayal ediyorum: ) Anneciğimle keşif yapmaya karar verdik yavaş yavaş : ) Değişik bir heyecanı varmış bu durumun tatmaya başladım..
Gelelim yılbaşı dönüş yolumuza.. 2011 in ilk sabahında, karadenizin hemencecik kıyısında güneşli bir güne uyanmak fevkaladeydi. Kahvaltımız kaldığımız yerin 8. katında ve Karadeniz ayaklarımızın altında.. Tüm gün yetecek enerjiyi topladıktan sonra koyulduk yola.. Akçakocanın Meşhur kalesini keşifle başladık .. Ben daha önce birçok defa gezmiştim ama sevdiceğime rehberlik yaptım bu kez : )
Kale avlusu içinde günümüzde dilek kuyusu olarak bilinen 5.30 metre çapındaki derin çukur aslında kalenin su ihtiyacını karşılayan sarnıç olarak kullanılırmış ..
Ama yine de dilek dilemeden geçemedim : ) Benim de bi kuruşum olsun kuyuda dedim : )
Kalenin içine genelden baktığınız zaman karadenizi ve iki yanındaki plajlarını tepeden seyir halinde görebileceğiniz güzel bir konuma sahip.. Sağı ve solundaki plajlardan biri folk kayaları denilen kat kat kayalardan oluşan bi tepenin önü, diğeri de birçok insanın ihtiyacını karşılayabilecek büyüklükte ve güzellikleki konuralp plajı bknz. arka plan : ))
Bu da plajın yazdan kalma hali sizin için buldum :) Ama süper değil mi : ))Ben Akçakocayı keşfedeli üç sene oluyor. Her sene yaz-kış her mevsim gidip görmüşlüğüm oldu. Biz İzmitten 2 saatte çok rahat bir şekilde geldik. İstanbula da öyle uzak olduğu söylenemez. HAftasonları rahatlıkla kaçılabilecek bir yer olduğunu düşünüyorum. Gezmeyi sevenlere duyrulur : )
Gelelim Dönüş yolumuzun sapanca ayağına : )
Güneş beni mestetti o gün bahar havasıydı tam.. Dönüşte mutlaka sapancaya uğranmalı göl kenarında kahve nargile sefası yapılmalıydı.. Ama okadar çok gezdik eğlendik hopladık zıpladık ki ne hikmetse nargileyi atladık ve Sapancanın bana şuan bi nargile borcu var..
İnanılmaz kalabalıktı sahil o gün.. Yılbaşının ertesi günü olması sebebiyle tabiki özellikle İstanbul bu tarafa akmıştı diyebiliriz. 2011 in ilk günü muhteşem güzellikte geldi : ) bunu insanların yüzlerinde görmek ayrı bir güzellikti.. İşte güzel havanın insan üzerindeki etkisi bu kadar basit :) Yeni yıl güzel başladı benim için umarım sizler içinde en az bu güzellikle yaşanmıştır herşey.. Ve de bu güzellikte, hoşlukta, mutlulukta devam etsin hepimiz için inşallah : )
Kalenin batısı ve doğusunda bulunan plajlar ve kale etrafında bulunan çay bahçesi sayesinde kale hiç yalnızlık çekmiyor. Konumu itibariyle yıl boyunca ziyaretçi akınına uğrayan kale moloz taşlarla bir burun üzerine inşa edilmiş.
Kesin kanıt olmamakla beraber Cenevizliler tarafından yapıldığı söylenen kale günümüzde mesire yeri olarak kullanılıyor. Gerçekte Selçuklulardan kalma olan kale, Osmanlılar tarafından onarılmış, Cenevizlilere karşı kullanılmış diyenler de bulunuyor.
Dilek Kuyusu:



0 kişiye iletti:
Yorum Gönder